TÜRK-İSLAM DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE MEDENİYET

Mart 28, 2015 | Veli Kuzu

sipahi-2TÜRK-İSLAM DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE MEDENİYET

1.DEVLET YÖNETİMİ:

Türkler Müslüman olduktan sonra da devlet yönetimi  ile ilgili geleneklerine devam ettiler. Devlet hanedan ailesinin ortak malı sayılıyordu.

Karahanlı Devleti kurulduğu coğrafya itibari ile Türk Devlet anlayışını aynen sürdüren bir devletti. Hükümdarlar da “kara” ünvanı  kullanılıyordu.

Sultan ünvanını ilk kullanan Türk Hükümdarı Gazneli Mahmut (Sultan Mahmut) olmuştur.

Devlet işleri Büyük Divan denilen yerde görüşülüp karara bağlanırdı. Divanın alt kademeleri vardı. Her alt kademede ayrı bir iş görülürdü. Ülkeler kolay yönetim için eyaletlere ayrılmıştı. Eyaletlerde melikler görev yapardı.

 

NOT: Ülkenin hükümdar ailesinin ortak malı sayıldığı düşüncesi bütün Türk Devletlerinde kabul görmüş ortak bir düşünce idi. Bu anlayış taht kavgalarına ve Türk devletlerinin kısa sürede yıkılmalarına neden olmuştur.

Devamını okuyun »

KÜLTÜRÜMÜZÜN YAŞAYAN DEĞERLERİ KUTLAMALAR

Mart 26, 2015 | Veli Kuzu

1972 Cumhuriyet Bayram Kutlamalar - u Anki BelediyeKONU 6: KÜLTÜRÜMÜZÜN YAŞAYAN DEĞERLERİ KUTLAMALAR

KAVRAMLAR

Değer: Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Üstün nitelik, meziyet, kıymet

Değişim: Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü

Kültürel Öğe:

Milli Kültür: Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

Tören: Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi, merasim Devamını okuyun »

BOZKIRIN SANATKARLARI

Mart 26, 2015 | Veli Kuzu

365593_fbBOZKIRIN SANATKARLARI

KAVRAMLAR

Estetik:  Güzellik duygusu ile ilgili olan.

Sanat:  Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.  Bir şey yapmada gösterilen ustalık

 

  • Orta Asya’da yapılan kazılarda Türklere ait pek çok esere rastlanmıştır. At koşum takımları, arabalar,elbiseler,süs eşyaları,müzik aletleri,kumaşlar
  • Ve “Pazırık halısı” olarak tanınan halı ve bu eserlerden bazılarıdır. Bu halı dünyanın en eski ve en ünlü halısıdır.
  • Türkler yaşam tarzlarını eserlerine yansıtmış ve eserlerini hayvan ve av motifleriyle süslemişlerdir. Kurt, kaplan, geyik ve yırtıcı kuşlar en çok rastlanan motiflerdir.
  • Uygurlardan itibaren resim sanatında ilerlemeler kaydedilmiş ve genelde günlük yaşantılar ve dini törenler resmedilmiştir.
  • İslamiyet’in kabulünden itibaren de cami kervansaray ve türbe gibi değişik mimari yapılar yapılmıştır.
  • Camiler şehir merkezlerine yapılırdı ve ulu cami adını alırdı. Camiler yalnızca ibadet edilen yerler değil aynı zamanda halkın eğitim gördüğü, halkın bir araya geldiği, sosyal ve kültürel faaliyetlerin yapıldığı yerlerdir.
  • Cami yakınına, zamanla çeşitli ihtiyaçları karşılamak üzere hastane, okul, aşevi, kütüphane, hamam, kervansaray, medrese vb. yapılar inşa edilmiştir ve bu yapılar ”külliye” adını almıştır
  • “Kervansaray”, ticaret yolları üzerinde kurulan konaklama yerleridir. Daha küçük olanlarına da “han” denirdir.
  • İslamiyet’ten önce olduğu gibi Türk İslam devletleri döneminde de madencilik önemli sanatlardan olmuş ve eserler verilmiştir.
  • Günümüze madenden yapılma ibrik, bakraç, mürekkep kutusu, mangal, şamdan, kazan gibi eserler ulaşmıştır. Seramik ve minyatür gelişen diğer sanatlar olmuştur.

 

 

Türk devletlerinde gelişen diğer sanat dalları, ağaç işleri, seramik, dericilik, terzilik, çinicilik, mermer ve lüle taşı işlemeciliğidir.

Osmanlı Devletindeki Değerli Maden Kıtlığı Sorunu

Mart 9, 2015 | Veli Kuzu

altınOsmanlı Devletinde değerli madenlerin kıtlığı daha Fatih Sultan Mehmet zamanından itibaren hissedilmeye başlanmıştır. Bu soruna çözüm bulmak için çareler arana durmuştur. Bu çarelerden biride Fatih Sultan Mehmet’in doğu bölgelerine göndermiş olduğu fermandır. Bu fermanda doğu bölgelerinde altın ve gömüş kaçakcılığı yapanlarının mallarına el konulması gerektiğidir. Ayrıca doğu ile yapılan ticarette mal satmak birinci koşul olarak konulmuştur. Tüm bu tedbirlerin alınmasının nedeni ise Osmanlının Hindistan gibi doğu ülkeleri ile yapılan ticaretinde mal alımının çok daha fazla olmasıdır. Devamını okuyun »

Osmanlı Köylüsü ile Sipahi İlişkisi

Mart 8, 2015 | Veli Kuzu

sipahi-2Osmanlı devletinde köylü bulunduğu mirri toprağı terkedemezdi. Sipahi toprağını terkederek kaçan köylüyü bulup cezalandırma yetkisine sahipti. Fakat bu yukarıdaki cümleden köylünün özgür olmadığını düşünmemek gereklidir. Zira köylü toprağını bir başkasına devletin onayı çerçevesinde devrederek toprağını bırakıp gidebilirdi.

Tımarlı sipahi hiç bir zaman köylüyü ezemezdi. Köylü mahkemeye verebilirdi. Köylünün evinde 3 günden fazla kalamaz köylünün çıkardığı yemek haricinde başka bir yemek isteyemez gösterdiği yerde yatma zorunluluğu vardı. Köylü çocukları savaşlarda başarı göstermesi sonucu sipahi olabilme durumu mevcuttu.

Sipahi köylülerden vergi toplar devletin emirlerini uygular, isteklerini yerine getirmek zorundaydı. Devlet tarafından kendisine verilen topraklarda yaşaması gerekliydi. Şikayetler haklı bulunması halinden topraklar elinden alınabiliniyordu. Sipahi aynı zamanda toprakta üretiminin devamlılığından, bölgenin güvenliğinden savaş anında daha önceden sayısı belirtilen askerlerle savaşa katılımından sorumluydu.