Anadolu Uygarlıkları Hakkında Bilgi

Ocak 1, 2011 | Veli Kuzu
Reklamlar

ANADOLU UYGARLIKLARI

Anadolu toprakları, Asya-Avrupa arasındaki jeopolitik konumu, elverişli iklimi, tarım ve hayvancılık olanaklarının çok olması ve ticaret yolları üzerinde bulunması nedeniyle çok sayıda uygarlığa beşiklik etmiştir. En önemli merkezleri Truva(Troy) Alişar, Çatalhöyük ve Alacahöyük’tür.

Hellenistik dönemden itibaren Anadolu, “Anatolia” (Güneşin doğduğu yer) ve Küçük Asya adlarını taşımaktadır. Bugün Türkiye adıyla özdeşleşmiştir.

Mezopotamya ve Mısır kültürünün, Anadolu Yarımadası’na taşınmasıyla, Anadolu Uygarlığı oluşmuştur.

HATTİLER

M.Ö. 3.binli yıllarda Anadolu medeniyetini Hattiler kurmuştur. Boğazköy arşivinde yalnızca Hattice veya Hattiçe ve Hititçe olmak üzere çift dille yazılmış metinler vardır.

Hattilerin dilleri Anadolu’nun yerli halkının dilidir.

Hattiler zamanla Hititler arasında erimişlerdir.

Çok tanrılı dine inanmışlardır. Yani politeist bir dindir. Ana tanrıça Annus’tur.

Hatti kültürü ile ilgili bilgiler Konya-Karahöyük, Kayseri-Kültepe, Acemhöyük ve Horoztepe kazılarında bulunmuştur.

Hattilerde de her şehrin bir tanrısı vardır.

Hitit metinlerinde Arinna güneş tanrısının Hatti ülkesini yönettiğinden bahsedilir.

Hattiler anaerkil bir aile yapısına sahiptir.

Hattiler savaşçı bir topluluktur.

HİTİTLER

Mezopotamya ve Mısır kültürünü sentezleyerek Anadolu uygarlığını meydana getirmişlerdir.

Anadolu’ya nereden geldikleri kesin bilinmemekle birlikte Kafkaslar üzerinden Anadolu’ya gelip Hattiler ile birleşerek Hitit Uygarlığını kurdukları tahmin edilmektedir.(M.Ö. 2000)

Kızılırmak yayında Hattuşaş (Boğazköy-Çorum) başkent olmak üzere devletlerini kurmuşlardır. (M.Ö. 1800)

Devletin bilinen ilk kralı I.Hattuşil’dir(Labarna).

Mısırlılar ile M.Ö. 1296’da başlayan Kadeş Savaşı M.Ö. 1280’de sona erdi.

Hitit Kralı III.Hattuşili ile Mısır Firavunu II.Ramses arasında tarihin bilinen ilk yazılı antlaşması olan Kadeş Antlaşması imzalandı. Anlaşma metninde, Hitit Kraliçesi Puda Hepa’nın da mührü vardır.

Hitit şehirleri başlangıçta feodal sisteme göre prensler tarafından yönetilirdi. Bu prensler verilen toprak karşılığında savaş zamanlarında merkezi orduya askeri kuvvet gönderirlerdi. Daha sonraları prenslerin yerine valiler atanarak merkeziyetçilik sağlanmıştır.

Halk, köylüler, sanatçılar, tüccarlar ve köleler olarak sınıflara ayrılırdı. Kölelerin mülkiyet hakkı vardı ve başlık parası vererek özgür kadınlarla evlenebilirdi.

Hititlerde aile hukuku gelişmiştir. Hititlerin en önemli özelliği, “İnsan Haklarına” önem vermeleridir. Özgür kadınla evlenebilirlerdi. Köleler yarım insan sayıldığı için, yasalarda yarı yarıya uygulanıyordu.
Medeni hukuk ve ceza hukuku gelişmiştir. Ceza yasası yumuşak olup, fidye esasına dayalı idi.
Ölüm cezası daha çok krala ve devlete karşı işlenen suçlar için uygulanırdı.

Tarihin ilk medeni kanunu, Hititler tarafından yapılmıştır.

Hititler çok tanrılı dinlere inanırlardı.

Sümerlerin Gılgamış Destanı, Hititçe’ye çevrilmiştir. Hititler çivi yazısını ve hiyeroglif yazısını kullanmışlardır. Yazıyı Asurlulardan öğrenmişlerdir.

Mimarlık ve heykelcilikte oldukça gelişmiş Hitit sanatından günümüze kalan en önemli eser Alacahöyük’teki Sfenksli kapıdır. Ayrıca güneş kursları ünlüdür. Yazılıkaya ve İvriz kabartmaları önemli eserlerindendir.

Devlet kral(Tabarna), kraliçe(Tavananna) ve ihtiyarlar meclisi(Pankuş) tarafından idare edilirdi.

  • Tarihin ilk objektif tarih yazıcılığı olarak kabul edilen Anallar, Hititler tarafından yazılmıştır. Hitit krallarının, zaferleri ile birlikte yenilgilerini de yazdırmaları, “tarafsız (objektif) tarihçilik mesleğine önem verdikleri” yargısını doğrular.

Atlı savaş arabaları Hititlerin icadıdır.

Ø  Ege göçleri sonucu Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla 1200’lü yıllarda Geç Hitit şehir devletleri dönemi başlamıştır. Hitit kültürünün bir devamı olan bu şehir devletleri M.Ö. 700 yılında Asur hâkimiyetine girdi. Karadeniz’den gelen Gaşka ve İran’daki Perslerin etkisiyle tarih sahnesinden silindiler.

FRİGYALILAR

Hititlerin yıkılmasından sonra Orta Anadolu’da ve Batı Anadolu’da merkezleri Gordion olmak üzere kurulmuştur.

Kendilerine ait bir alfabeleri vardır.

Ticaret yolları üzerinde olmalarına rağmen tarımla uğraşmışlar ve tarımı korumak için ağır cezalar koymuşlardır. (Saban kırmak ve öküz öldürmek idamla cezalandırılırdı.)

Kuyumculuk ve kaya oymacılığında ilerlemişlerdir.

Devletin ilk kralı Gordios’tur.

Devlet, kral Midas döneminde (M.Ö. 676) Kırım’dan gelen Kimmerler tarafından yıkılmıştır.

Frigler “Kybele” (Büyük ana tanrıça) kültürüne inanırlardı. En büyük tapınakları Passinusta idi. (Balahisarı)

Bugüne kadar en önemli eserleri 17 metre yüksekliğindeki Midas Mezar’ıdır.

Kendilerine ait bir dilleri vardı. Fenike alfabesini kullanmışlardır. Frig dil ve alfabesi henüz çözülmemiştir.

Friglerin dokuduğu ve Tapates adını taşıyan halı ve kilimler önemlidir.

Megaron tipi ev mimarisi yaygındır.(Bir giriş holü ve bunu izleyen büyük salondan oluşan ev tipi)

Tümülüs tipi mezarlar yapmışlardır.

Yaya askerlerden oluşan ordular kurmuşlardır.

LİDYALILAR

Kral Giges tarafından M.Ö. 687’de kurulmuştur.

Gediz ve Küçük Menderes nehirleri arasında bulunan Sard merkezli kurulmuşlardır.

Mezopotamya’dan Anadolu’ya uzanan ve “Kral Yolu” olarak bilinen ticaret yolunu yapmışlardır.

En önemli buluşları paradır. Böylece ticarette takasa son vermişlerdir.

Sürekli ordu yerine paralı ordu bulundurmaları erken yıkılmalarına neden olmuştur.

Gediz ve Menderes nehirleri arasında kalan bölgeye Lidya denir. Friglerin yıkılmasından sonra, Frig egemenliğinden kurtulur.

M.Ö. 546 yılında, Sard şehrini ele geçiren Pers kralı Keyhüsrev, Lidyalıların siyasi varlığına son verdi.

Ana geçim kaynağı ticarettir. Tüccarların mallarını korumak için devlet güvencesi verildi. Böylece tarihte ilk kez sigortacılığı başlattılar.

Dünyanın bilinen ilk serbest pazarı Sard şehridir. Küçük dükkân ve halka açık gazinoların ilk kurucularıdır.

Çok tanrılı dine inanmışlardır. (Kybele, Kuvana, Artemis, Artimu vb.)

Fenike alfabesini kullanmışlardır (26 harfli). Lidce henüz tam olarak çözülememiştir.

Tümülüs tipi taş-mermer işlemeli mezarlar yapmışlardır.

Altın işlemeciliği gelişmiş düzeydedir.

İYONLAR(İON)

Dor istilası sonucu Yunanistan’dan kaçan Akalar tarafından kurulmuştur. Egemenlik alanları Milet, Efes, Bergama, Foça ve İzmir yöresidir.

Akdeniz ve Karadeniz’de ticaret kolonileri kurmuşlar, Fenikelilerden etkilenmişlerdir.

İyonyalılar kolonilerini kendilerine yurt edinmişler ve orayı vatan olarak görmüşlerdir.

Ticaret yolları üzerinde bulundukları için kültür alanında gelişmişlerdir. Matematikte; Tales, Pisagor, Felsefede; Diyojen, Tıpta; Hipokrat, tarihte; Heredot gibi bilim adamları bu dönemde yetişmiştir.

Pisagor ilk kez dünyanın yuvarlak olduğunu ileri sürmüş, matematik ve geometriye bilimsellik kazandırmıştır.

Not: İyonya’da bilimin gelişmesinde;

Denizcilikle uğraşan İyon şehirlerinin zenginleşmesi

Uygarlıkların kesişme noktasında olması

Bilimle uğraşanların zenginler tarafından desteklenmesi

Ön Asya’dan gelen ticaret yollarının bitiş noktasında bulunması

Düşünce özgürlüğünün gelişmesi etkili olmuştur.

Her birisi bağımsız bir devlet olan İyon şehirleri önceleri krallıktı. M.Ö. 800’lü yıllardan itibaren asillerin kurduğu oligarşik hükümetler son olarak da demokratik hükümetler şeklinde devam etmiştir.

Karadeniz’de kendilerine bağlı koloni şehirleri olan Sinop, Samsun ve Trabzon’u kurmuşlardır.

Fenike alfabesini kullanmışlardır. En önemli edebiyatçıları İzmirli Homeros’tur. En önemli eseri İlyada ve Odyseia’dır.

Mimaride İyon nizamı adı verilen yapı tarzını oluşturdular. Dünyanın yedi harikası arasında gösterilen Efes Artemis Tapınağı’nı inşa ettiler.

Şehir devletleri halinde yaşayan İyonlar, Persler tarafından yıkılmışlardır.

URARTULAR

Başkentleri Van yakınlarındaki Tuşpa’dır. Tarım, maden işlemeciliği, kabartma, kaya oymacılığı, resimli eşya yapımı ve mimaride ilerlemişlerdir.

Hurriler tarafından kurulan devletin kurucusu I.Sardur’dur.

Urartular, Medler ve İskitler tarafından yıkılmıştır.

Krallıkla yönetilen Urartularda ülke eyaletlere ayrılmıştı. Eyaletlere En-nam denilen valiler yönetiliyordu.

  • Çok tanrılı dine inanmışlardır. Ahiret inançları güçlüdür. Urartularda, mezarların ev biçiminde yapılması ve ölüye ait bazı eşyaların mezarlara konması, hayatın ölümden sonra da devam edeceği inancının mimari ve sanat anlayışı üzerinde etkili olduğunu kanıtlar.

Yazı olarak Asurlulardan aldıkları çivi yazısını ve az da olsa resim yazısını kullanmışlardır. Dilleri Türkçe’yi andırır.

Eski Ön Asya’nın gerçek maden ustalarıdır.

Kaya oymacılığı sanatında ilerlediler. Su mimarisi gelişmiştir.(Suni göller, su kanalları açmışlardır.= Van’a 80 km. uzaklıktan kanallarla su getirmişlerdir.) Urartulardan günümüze Van kalesi, Çavuştepe, Erzincan’da ise Altıntepe harabeleri kalmıştır.

Reklamlar

“Anadolu Uygarlıkları Hakkında Bilgi” için 54 cevap

  1. ramazan almas diyor ki:

    özürdilerim

  2. ramazan almas diyor ki:

    abiler ablalar gerçekten çok özür dilerim onu yazmak istemedim

  3. ramazan almas diyor ki:

    benden küçükseniz bile abla abi diyorum

  4. ramazan almas diyor ki:

    lütfen affedin ya

Bir Cevap Yazın