Lozan Barış Antlaşması ve Maddelerin Yorumlanması

Ekim 18, 2008 | Veli Kuzu
Reklamlar

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI
(24 TEMMUZ 1923)
Mudanya Ateşkes Antlaşmasının imzalanmasından sonra barış görüşmelerinin başlamasına karar verilmiştir.TBMM Konferansın Türkiye’de yapılmasını istemesine rağmen,İtilaf devletleri görüşmelerin tarafsız bir ülkede yapılması gerektiğini belirtmişlerdir.Sonuç olarak da İsviçre’nin Lozan şehri konferans için uygun görülmüştür.
TBMM bu konferansa çok önem vermekteydi. Çünkü hem I.Dünya Savaşının hem de Kurtuluş Savaşının sonuçlandırılacağı çok yönlü bir antlaşma imzalanacaktı.Bu antlaşma aynı zamanda yeni bir devletin dünya devletleri arasında saygınlığını kabul ettireceği bir belge özelliğini de taşımaktaydı.
Lozan görüşmelerine hazırlıklar yapılırken saltanatın kaldırılması konusu gündeme gelmiş ve TBMM’de büyük tartışmalara neden olmasına rağmen 1 kasım 1922’de saltanat kaldırılmıştır.Böylece TBMM heyeti Türkiye’nin tek temsilcisi olarak konferansa katılmıştır.Fakat TBMM heyetinin başkanı konusunda da geçici bir sorun yaşanmıştır.Mecliste bir çok tecrübeli siyasetçi olmasına rağmen,bir çoğu yıllarca padişah için çalışmış olmaları nedeniyle Mustafa Kemal Paşa tarafından heyet başkanı yapılmak istenmemişlerdir.İsmet Paşa bu konuda çok tecrübeli olmamasına rağmen Mudanya Ateşkes Antlaşmasında başarılı olmuş ve TBMM’ye sadakatini kanıtlamıştı.Bu nedenle Mustafa kemal Paşanın da onayıyla İsmet Paşa Lozan’a gidecek olan TBMM Heyetinin başkanlığına getirilmiştir.
TBMM Heyetinin Lozan’daki Amaçları:
Misak-ı Milli’yi gerçekleştirmek
• Türk topraklarında bir Ermenistan kurulmasını önlemek
• Kapitülasyonları kaldırmak
• İtilaf Devletleriyle TBMM arasında olan sorunları çözmek
• Yeni Türk Devletinin tanınmasını sağlamak
Konferansa Katılan Devletler:
Konferansı toplayan devletler İngiltere Fransa İtalya ve Japonya idi.Bu nedenle TBMM’yi konferansa bu devletler davet etmişlerdi.İngiltere Fransa ve İtalya Sevr antlaşmasını onaylatarak Ortadoğu’da toprak sahibi olmak istiyorlardı.Japonya ise bu devletleri destekleyerek ekonomik kazanç sağlamayı Boğazlar konusunda ve dünya siyasetinde daha etkili olmayı hedeflemiştir.
Lozan görüşmelerin tamamına katılan diğer devletler de Yunanistan Yugoslavya ve Romanya’dır.
ABD I.Dünya Savaşında İtilaf devletlerinin yanında savaşa girmiş olmasına rağmen Lozan barış Antlaşması görüşmelerinde “gözlemci” sıfatıyla bulunmuştur.
Sovyet Rusya ve Bulgaristan ise sadece Boğazlar konusu görüşülürken konferansa çağırılmışlardır.
Görüşmelerin Kesintiye Uğraması ve Tekrar Başlaması
Lozan Barış görüşmeleri 20 Kasım 1922’de başlamıştır.Bu görüşmelerde TBMM,kapitülasyonlar İstanbul’un boşaltılması Musul ve Ermeni Devleti konularında hiçbir ödüne yanaşmamıştır.Çok sert ve gergin bir ortamda geçen bu görüşmeler her iki tarafında ödün vermemesi nedeniyle 4 Şubat 1923’te kesilmiştir.Türk heyeti bu görüşmelerde Ermeni Devleti ve kapitülasyonlar konularında kesinlikle ödün vermemiştir.
Lozan Barış görüşmelerinin kesilmesi yeniden savaş yapma ihtimalini ortaya çıkarmıştır.Fakat arabulucuların karşılıklı ikna etme çalışmaları sonucunda heyetler Lozan’da 23 Nisan 1922’de yeniden görüşmelere başlanmıştır.
İlk tur görüşmeler kesintiye uğradığı sırada ilk TBMM yasal süresini doldurmak üzereydi.Üstelik Saltanatın kaldırılması nedeniyle iyice yıpranmıştı.Bu nedenle ikinci tur barış görüşmeleri henüz başlamadan 1 Nisan 1923’te TBMM yeni seçimler yapılması için tatil edilmiştir.Bu sırada ikinci tur barış görüşmeleri başlamış bu görüşmelerde de TBMM2yi İsmet Paşa başkanlığında bir heyet temsil etmiştir.
23 Nisan 1923’te başlayan bu görüşmeler 24 Temmuz 1923’te antlaşma imzalanarak son bulmuştur.
Görüşülen Konular Ve alınan Kararlar
Sınırlar
Suriye Sınırı:
20 Ekim 1921’de Fransa ile imzalanmış olan Ankara antlaşmasındaki sınırlar kabul edilmiştir.
Yorum:
Böylece Lozan antlaşmasında Hatay sınırlarımız dışında kalmıştır.Fakat 1936’dan sonra Hatay ile ilgili görüşmeler yeniden başlamış,1939’da ise Hatay’ın Türkiye’ye bağlanması sağlanmıştır.

Irak Sınırı:
Musul-Kerkük bölgesindeki sınır anlaşmazlığı nedeniyle bu sınır belirlenememiştir.Ancak İngiliz Hükümeti ve TBMM Hükümeti arasındaki ikili görüşmelerle en geç dokuz ay içinde sınırın kesinleşmesi karara bağlanmıştır.

Yorum:
Lozan antlaşmasında belirlenemeyen tek sınır Irak sınırı olmuştur.Bu konu ile ilgili olarak Lozan antlaşmasından sonra İngiltere ile Türkiye arasında görüşmeler sürdürülmüş ve 1926’da imzalanan Ankara antlaşmasıyla Musul İngiltere’de kalmak kaydıyla Irak sınırı çizilmiştir.

Batı Sınırı:
Trakya’daki Yunan sınırı Mudanya Ateşkes antlaşmasındaki şekliyle Meriç ırmağı sınır alınarak çizilmiştir. Fakat buna ek olarak savaş tazminatı karşılığında Yunanistan Karaağaç’ı Türkiye’ye bırakmıştır.
Ege Denizinde ise Gökçeada(İmroz) ve Bozcaada’nın Türkiye’de kalması diğer adaların ise silahsızlandırılmak koşuluyla Yunanistan’a bırakılması kararlaştırılmıştır.
Yorum:
Böylece Yunanistan ile günümüzde geçerliliğini koruyan sınırımız belirlenmiştir.Bütün çabalara rağmen Balkan savaşlarında kaybetmiş olduğumuz Batı Trakya ve Ege adaları geri alınamamıştır.Trablusgarp savaşı sırasında İtalya tarafında işgal edilmiş olan Oniki ada Lozan Antlaşması ile İtalya’ya bırakılmıştır.Ancak İtalya II.Dünya Savaşından sonra 1947’de Oniki adadan çekilince Avrupalı devletlerin aldığı kararla Oniki Ada da Yunanistan’a verilmiştir.

Kapitülasyonlar:
Yabancı devletlerin vatandaşlarının Osmanlı Devletinden kazandıkları her türlü ekonomik ayrıcalıklar Lozan Antlaşması ile sona ermiştir.
Yorum:
İlk tur görüşmelerde olduğu gibi TBMM Heyeti son görüşmelerde de bu konuda taviz vermemiştir.Bu konu İtilaf Devletlerinin karşı çıkmalarına rağmen TBMM’nin istediği şekilde sonuçlanmıştır.Böylece TBMM ekonomik alanda da bağımsızlığını kabul ettirmeyi başarmıştır.

Savaş Tazminatı:
Kurtuluş Savaşında Anadolu’da büyük bir yıkım gerçekleştirmiş olan Yunanistan’ın Türkiye’ye savaş tazminatı ödemesi kararlaştırılmıştır.Ancak Yunanistan’ın ekonomik sıkıntıları nedeniyle bu borcunu ödeyemeyeceği anlaşıldığı için tazminat karşılığı olarak Karaağaç’ın Türkiye’ye verilmesi kararlaştırılmıştır.
Yorum:
Böylece I.Dünya Savaşının başında Osmanlı Devletinin elinde olmayan Karaağaç Lozan antlaşması ile Türkiye’ye bırakılmıştır.

Dış Borçlar:
Osmanlı Devletinin 1854’ten beri almış olduğu dış borçlar I.Dünya Savaşı sonunda ödenemez hale gelmiştir.TBMM Heyeti bu borçların bir kısmını ödemeyi kabul etmiştir.Bu borçlar Osmanlı devletinden ayrılmış olan devletler arasında paylaşıldıktan sonra Türkiye’nin payına kalan borçların taksitler halinde Türk Lirası veya Fransız Frangı olarak ödenmesine karar verilmiştir.Böylece Düyun-u Umumiye İdaresi yani Genel Borçlar Yönetimi’de kaldırılmıştır.
Yorum:
Bu konu Lozan antlaşmasından sonra özellikle Fransa ile Türkiye arasında problem olmuş fakat sorun yine Türkiye’nin istediği şekilde çözümlenmiştir.
Borçların Osmanlı Devletinden ayrılan devletler arasında paylaştırılması Türkiye’yi daha büyük bir borç ödeme yükünden kurtarmıştır.
Dış borçlar idaresinin kaldırılması Osmanlı ekonomisinin bağımsızlığını kazanmasında önemli bir dönüm noktası olmuştur.

Boğazlar
Akdeniz ile Karadeniz arasında en önemli stratejik noktalar olan Boğazlarla ilgili olarak şu kararlar kabul edilmiştir:
• Boğazlar başkanlığını bir Türk’ün yapacağı uluslar arası bir komisyon tarafından yönetilecektir.
• Boğazların her iki yakasında yaklaşık 20 Kilometrelik alan silahtan ve askerden arındırılacaktır.
• Ticaret gemileri Boğazlardan serbestçe geçebilecektir.
• Savaş gemilerinin geçişi zaman ve tonaj bakımından sınırlandırılacaktır.
• Boğazlara bir saldırı olursa Milletler cemiyeti’nin kararıyla gerekli önlemler alınabilecektir.
Yorum:
1841 Londra Boğazlar sözleşmesinden itibaren Avrupalı devletlerin de söz hakkı kazandığı Boğazlar sorunu böylece netleşmiştir.
Boğazlar Komisyonunun varlığı Türkiye’nin bağımsızlığına ve hakimiyetine gölge düşürmüştür. Boğazların silahsızlandırılması güvenlik sorunlarını ortaya çıkarmıştır.Bu durum II.Dünya Savaşı öncesinde Boğazların Almanya ve İtalya tarafından işgal edilme ihtimali ortaya çıkmıştır.Bu nedenle Boğazlar konusu daha sonra tekrar gündeme getirilmiş 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar sözleşmesiyle yeni bir düzenleme yapılmıştır.

Ermeni Sorunu:
Daha önce Doğu Anadolu’da kurulması kararlaştırılmış olan Ermeni Devletinden vazgeçilmiştir.
Yorum:
İtilaf Devletleri böylece Doğu Anadolu’nun tam anlamıyla bir Türk yurdu olduğunu kabul etmişlerdir.

Azınlıklar:
Azınlıkların ayrıcalıkları kaldırılmış Türk vatandaşlarına tanınan bütün haklardan eşit şekilde yararlanmaları sağlanmıştır.
Yorum:
Böylece Avrupalı devletlerin Türkiye’nin iç işlerine karışmaları önlenmiştir.

Nüfus Mübadelesi:
Türkiye’de İstanbul dışında yaşayan Rumların Yunanistan’a gönderilmesi kararlaştırılmıştır.Buna karşılık Yunanistan’da batı Trakya dışında yaşayan Türklerin ise Türkiye’ye gönderilmesi kararı alınmıştır.
Yorum:
Böylece İstanbul’daki Rumların ve Batı Trakya’daki Türklerin yasal hakları da korunmuştur.Türkiye’de azınlık sorunlarının kesin olarak çözümlenmesi amaçlanmıştır.Fakat Yunanistan İstanbul’da daha fazla Rum bırakmak istediği için farklı uygulamalar gerçekleştirmiş bu nedenle bu konu yeniden sorun olmuştur.

Yabancı Okullar
Türkiye’de Yabancı okulların öğreniminin Türk Hükümeti tarafından düzenlenmesi ve buna saygılı olunması kararlaştırılmıştır.
Yorum:
Böylece eğitimde birlik ve eşitlik sağlanması amaçlanmış bu okullardaki eğitim kontrol altına alınarak dini ve siyasi içerikli eğitim yapmaları engellenmiştir.Bu konu daha sonra Fransız ve Vatikan ile Türkiye arasında tekrar sorun haline gelmiştir.

İstanbul’un Durumu:
Lozan antlaşmasının TBMM tarafından onaylanmasından altı hafta sonra İtilaf Devletlerinin ordularının İstanbul’u boşaltmaları kabul edilmiştir.
Yorum:
Bu karara uyan İtilaf Devletleri kuvvetleri 6 Ekim 1923’te İstanbul’u terk etmişlerdir.

Patrikhane:
Dünya’daki bütün Ortodoksların dini merkezi konumundaki Patrikhanenin siyasi yetkilerden arındırılması kaydıyla İstanbul’da kalması kararlaştırılmıştır.

Lozan Antlaşmasının Yürürlüğe Girmesi
Lozan Barış antlaşması İtilaf devletleri Heyeti ile TBMM Heyeti arasında 24 Temmuz 1923’te imzalanmıştır.Fakat yürürlüğe girmesi için TBMM tarafından da onaylanması gerekliydi.İlk TBMM 1 Nisan 1923’te seçim yapılması için kapanmış olduğundan seçimler sonuçlanana kadar beklenmiştir.11 Ağustos 1923’te çalışmaya başlayan ikinci TBMM’nin gerçekleştirdiği ilk faaliyetlerden biri Lozan Barış Antlaşmasının onaylanmasıdır.Lozan görüşmelerinin Türkçe metinlerinin hazırlanıp görüşülmesinin ardından TBMM 23 Ağustos 1923’te antlaşması onaylamıştır.

Sonuçları:
• Yeni Türk devletinin varlığı uluslar arası alanda tanınmıştır.
• Kurtuluş savaşının askeri zaferleri böylece siyasi bir zafer haline gelmiştir.
• Lozan antlaşması I.Dünya Savaşını bitiren antlaşmalar içinde en uzun süre varlığını sürdüren antlaşmadır.Günümüzde hala geçerliliğini korumaktadır.
• Sevr antlaşması yerine Lozan antlaşması yürürlüğe girmiştir.
• Sömürge altında yaşayan milletlere örnek teşkil etmiştir.

Reklamlar

“Lozan Barış Antlaşması ve Maddelerin Yorumlanması” için 103 cevap

  1. elanur diyor ki:

    arkadaşlar neden lozon barış antlaşmasında japonya yer alıyo ? acil :(

  2. elanur diyor ki:

    lütfen hızlı olun ben bulamadım nedenini bilmiyorum biliyosanız yazarmısınız lütfen

  3. elanur diyor ki:

    ………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

Bir Cevap Yazın