Osmanlı Devleti Yunan isyanı Nedenleri ve sonuçları

Ocak 25, 2010 | Veli Kuzu
Reklamlar

YUNAN İSYANI.1814

Sebepleri:

1.Rusların kışkırtmaları,

2.Rus Çarı’nın yaveri Alexandr İpsilinti’nin Yunanistan’a gelerek,Yunan bağımsızlığını sağlama ve daha sonra Bizans İmp.luğunu yeniden canlandırma amaçlı Etnik-i Eterya derneğini kurması.

Gelişme.

Etnik-i Eterya derneği faaliyetlerine Yunan bağımsızlığı için destek sağlamak üzere Avrupa’  da geniş çaplı bir kampanya başlattı.Etkili de oldu.

Avrupa,Eski Yunan kültürü ve Rönesans’ın hatırına Yunan isyanına ilgi gösterdi.Hatta Avrupa’nın birçok yerinden Yunanlıların yanında gönüllü olarak savaşmak üzere Yunanistan’a gidenler oldu.

İlk İsyan için Eflak tercih edildi.Nedeni ise Rusya’ya yakın olmak ve gerektiğinde kolayca yardım alabilmekti.Böylece ilk Yunan isyanı Eflak’ta başladı.1820.

İsyan;hem Avrupa’nın,hem de Yunanlıların tahmin etmediği şekilde kolayca bastırıldı. Umulduğu gibi Rus yardımı da alınamadı.

Yunanlılar ertesi yıl,bu defa Mora’da yeni den ayaklandılar.1821.

Osmanlılar,bu isyanı biraz hafife aldılar. Önemsemediler.Bu arada II.Mahmut’un iç sorun lardan dolayı bazı problemleri de vardı.Bu durum,Mora isyanının daha da büyümesi için uygun ortamı hazırladı.II.Mahmut Vaka-yi Hayriye de denilen olayla Yeniçeri Ocağını kaldırdı.1826.

Mora’ya müdahale için yeterli gücü olmayan Osmanlılar,Mısır’daki güçlü valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’dan yardım istedi.M.Ali Paşa

yardım karşılığı olarak Mora ve Girit valilik lerini istedi.Çaresiz bir durumda olan II.Mah- mut kabul etti.Ve Osmanlı+Mısır donanması

Mora’ya giderek isyanı bastırdı.M.Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa Mora’ya yerleşti.1827.

Bu gelişmeleri yakından takip eden İngil- tere,Osmanlıların Doğu Akdenizde güçlenmesini menfaatleri için tehlikeli görerek Mora’ya

müdahale etmeye karar verdi.Bu isyanı baştan beri destekleyen Rusya ve daha sonra Fransa’da İngiltere’ye katıldı.(Fransa, bu desteği verirken Viyana kongresinde ortaya çıkan soğukluğu ortadan kaldırmayı amaçlamıştı. Nitekim bu davranışı ile de affedilmiş oldu). Ve Navarin Limanı’ndaki Osmanlı ve Mısır gemilerini ani baskın ile yaktılar.

Bu olaya tarihte Navarin Olayı denir.1827.

Navarin Olayı,Osmanlılara aynı anda iki sorunun açılmasına neden olmuştur:

a.1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı,

b.Kavalalı Mehmet Ali Paşa İsyanı.

a.1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı.

Navarin Olayından sonra Osmanlılar,Mora isyanının bir iç mesele olduğunu,dış devletlerin karışmaması gerektiğini ileri sürerek yakılan gemiler için tazminat istedi.Bunun üzerine Ruslar savaş açtılar.1828.Ruslar,Kafkaslar ve Balkanlar dan saldırıya geçtiler.Mora’ya müdahalede bile

zorlanan Osmanlılar,Ruslara karşı dayanamadı-lar.Sonunda 1829 Edirne Antl.yapıldı.

Buna göre:

1.Yunanistan bağımsızlığına kavuştu.

2.Sırbistan özerk duruma getirildi.

3.Eflak ve Boğdan’a ayrıcalıklar verildi.

4.Ruslar Boğazlardan serbestçe geçebilecekler  di.

5.Osmanlılar savaş tazminatı ödeyecekti.

Bu savaşlar sırasında Ruslar ilk defa Ermeni konusuna el atarak,ileride aktif hale geçirmek üzere Kafkaslarda dağınık halde yaşayan Ermenileri bir arada toplamıştır.Bu arada Fransa,Osmanlıların yaşadığı sorunları fırsat bilerek 1830da Cezayir’i işgal ettiler.Osman- lılar bu durumda Fransa’ya sadece teessüfde bulunabildiler.

b.Kavalalı Mehmet Ali Paşa İsyanı.

Navarin Olayı’ndan sonra M.Ali Paşa,Mora valiliğinin elinden çıkması üzerine,II.Mahmut’ dan Mora’nın yerine Suriye ve Adana valilikle rini istedi.İsteği kabul edilmeyince Fransız ların desteğinde isyan etti.İngiliz desteğini

de alan M.Ali Paşa,Kütahya’ya kadar ilerledi.

M.Ali Paşa’nın kısa zamanda bu kadar güçlenmesi İngilizleri endişelendirdi.Sömürge yolları bu defa M.Ali Paşa’nın tehditi altındaydı.Bu

nedenle Fransa ile birlikte araya girerek M.Ali Paşa’nın daha da güçlenmesini önlemek için Osmanlılarla M.Ali Paşa arasında bir ateşkes

sağladılar.

Yapılan 1833 Kütahya Antlaşmasına göre:

1.M.Ali Paşa’ya Mısır ve Girit valiliklerine

ek olarak Suriye,

2.İbrahim Paşa’ya da Cidde ve Adana valilikleri verildi.

Bu gelişmelerle,Osmanlı Devleti’nin bir valisi ile baş edemiyecek kadar aciz olduğu anlaşıldı.Öte yandan Osmanlılar ilk defa bir valisi ile bir antlaşma imzalamış oldu.

II.Mahmut,Kütahya Antlaşmasına rağmen hala kendisini huzurlu hissetmiyordu.Bu durumda ne M.Ali Paşa’nın bir daha saldırmayacağına

ne de bu konuda İngiliz ve Fransızların samimiyetlerine güvenemediğinden,kendini emniye te almak için Ruslarla 1833 Hünkar İskelesi Ant

laşması yaptı.Buna göre:

1.Osmanlı Devleti bir saldırıya uğrarsa,Ruslar yardım edecekti.

2.Rusya bir saldırıya uğrarsa Osmanlı Devleti boğazları kapatacaktı.

3.Bu antlaşma 8 yıl süreli olacaktı.

Rusya bu antlaşma ile Osmanlılardan diğer devletlerin savaş gemilerinin Boğazlara sokul-mayacağı sözünü de aldı.Böylece Boğazlarda etkili duruma geldi.

Bu gelişmeler İngilizleri iyice rahatsız etti.Kütahya Antlaşması ile ortaya bir Mısır Meselesi,Hünkar İskelesi Antlaşması ile de bir Boğazlar Meselesi çıkmış oldu.

İngiltere için Boğazlar Meselesi,Mısır Meselesinden daha büyük bir tehlike oluşturmak taydı.Çünkü Rusların Boğazları kontrolü demek,

Ege ve Akdeniz’e inmek;bu da Sömürge yollarının tehlikeye düşmesi demekti.Rusları Boğazlardan uzaklaştırmanın tek yolu,Osmanlılardaki bu M.Ali

Ufuk ÖZTÜRK

Paşa korkusunu ortadan kaldırmaya bağlıydı.Bunun için İngiltere öncelikle Mısır Meselesini hallet-mek üzere çalışmalara başladı.Avrupa düzeyinde bir konferans hazırlıklarına girişti.

Öte yandan Osmanlılar da şu ana kadar gelişen siyasi olayların genel bir değerlendirmesini yaparak;son yıllarda yaşadığı olumsuzlukların

arkasında İngilterenin olduğunu,tüm bu olayları bir daha yaşamamak için dostluk kurmak gerektiğine karar verdiler.

Bu amaçla 1838 Baltalimanı Antlaşması ile İngilizlere çok geniş ticari ayrıcalıklar verdiler.

Böylece Osmanlı-İngiliz dostluğu başladı.Bu dostluk 1878’e kadar sürdü.1838-1878 arası süren bu dostluk döneminde İngilizler,Osmanlı

toprak bütünlüğünden yana bir politika izlemişlerdir.Bu politikanın bir diğer amacı da Ruslara karşı Osmanlı Devleti’ni zinde tutma gereğidir.

M.Ali Paşa,Bağımsızlık amacıyla yeniden harekete geçti.Yapılan 1839 Nizip Savaşı’nı Osmanlılar kaybettiler.Bu olaydan bir süre sonra Padişah II.Mahmut öldü.Yerine Abdülmecit 1839-1861 padişah oldu.

Abdülmecit,uzun yıllar Avrupa’da diplomatik görevlerde bulunmuş olan Mustafa Reşit Paşa’yı sadrazam yaptı.

Fransız İhtilali kaynaklı azınlık ayaklanma larını ve bu konuda Avrupa devletlerinin iç işle- rimize karışmalarını önlemenin tek yolu olarak onlara birtakım haklar verilmesinin uygun

olacağını;böylece azınlıkların gönülleri alınıp devlete bağlılıkları da sağlanarak dış kışkırt- malara kulak asmayacakları düşünüldü.

Mustafa Reşit Paşa’nın bu önerisi Padişah Abdülmecit tarafından da uygun görülünce 3 Kasım 1839’da Gülhane Parkıında bir fermanla Azınlıkla- ra bazı hakların verildiği ilan edildi.Buna Tanzimat Fermanıdenir.Gülhane parkında okunduğu için Gülhane Hatt-ı Humayunu da denir.

Tanzimat Fermanı ile Osmanlı sınırları içinde yaşayan herkes,hangi din ve milliyetten olursa olsun Osmanlı vatandaşı sayıldı.

  • İlk defa İnsan Hakları ele alındı.
  • Müslüman halk ile Gayrimüslim halk arasındaki hukuksal eşitsizlik ortadan kaldırıldı.
  • Askerlik herkes için geçerli oldu.Vatan görevi anlayışı doğdu.
  • Yargı bağımsız mahkemelere bırakıldı.
  • İltizam sistemi kaldırıldı.
  • Padişah,kendisinin de üstünde bir yasa gücünün varlığını kabul etti.
  • Monarşik olmasına rağmen Osmanlı Devleti,bir Hukuk Devleti olma yoluna girdi.

Tanzimat Fermanı beklendiği gibi etkili oldu. Azınlıklar devlete bağlandı.

Öte yandan İngilizlerin yoğun çabaları sonucunda 1840’da Avrupa Devletlerinin katıldığı Londra Konferansı düzenlendi.Burada alınan karar ile Kavalalı M.Ali Paşa’nın tekrar,eskiden olduğu gibi Osmanlı Devletine bağlı,vergisini veren Mısır Valisi olarak varlığını sürdürmesine karar verildi.M.Ali Paşa buna itiraz etti.Ancak bir İngiliz Donanması Mısır’a yanaşınca ikna oldu.

Böylece Mısır Meselesi halloldu.Ancak İngilizler için sorun kesin olarak hallolmamıştı.Geriye esas önemli olan Boğazlar Meselesi kalmıştı.Onun da hallolması için daha bir yıl vardı.Çünkü Hünkar İskelesi antlaşması 8 yılını doldurmamıştı.

1841de tekrar Londra Konferansı düzenlendi. Osmanlı Devletini tehdit eden M.Ali Paşa mesele si halledildiğine göre Rusların Boğazlarda kal-

masına gerek kalmadığı görüşüne varıldı.Londra Boğazlar Sözleşmesi hazırlandı.Buna göre: Boğazların yönetimi ile ilgili tüm kararlar

Osmanlı Devletinin insiyatifine bırakıldı.

Bu gelişmelerle Rusların Osmanlı Devleti aleyhine gerçekleştirmeyi düşündüğü hedefleri büyük bir çıkmaza girmiş oldu:

1. 1838 Baltalimanı Antlaşması ile İngiliz+Os- manlı dostluğu ve İngiliz koruyuculuğunun başlamış olması,

2.Tanzimat Fermanı ile azınlıklara bir takım haklar verilerek dış kışkırtmalara kulak asmamalarının sağlanmış olması,

3.Londra Boğazlar sözleşmesi ile Rusların Boğazlardan uzaklaştırılıp,bir daha yaklaşmama larının Avrupa Devletlerinin onayı ile sağlanmış olması,Rusları hayli tedirgin etti.

KIRIM SAVAŞI.1853-1856

Artık Osmanlılara doğrudan saldırmaktan başka çaresi kalmayan Rusya,İngilizlerden çekindiği için önce onlara bir teklifte bulundu.Rus Çarı I.Nicola,İngiliz elçisine “Yanımızda hasta bir adam var,birlikte ölmesini sağlayıp topraklar-

ını aramızda paylaşalım”dedi.Ancak İngilizler

bu teklifi kabul edemezlerdi.Zaten Osmanlılar denetimleri altındaydı. Bir de Rusları ortak

edip kendi elleriyle onları Akdenize indirmiş olacaklardı.

Bu nedenle Rus teklifini red ettiler.Ruslar

da ellerindeki tek kozu,K.Kaynarca ile elde ettikleri Ortodoksların haklarını koruma yetki sini kullanmaya karar verdiler.Bu konu ile ilgili olarak Prens Mençikof’u elçi olarak gönderdiler. Mençikof,Ortodoksların yaşadığı bölgelerde yeniş ıslahatlar yapılmasını istedi.Osmanlılar kabul etti.Bu defa Osmanlı Ortodoks      larının yönetim hakkını da isteyince Osmanlılar bunu bağım-sızlığa aykırı bularak kabul etmedi.Zaten Rus-

lar da savaş çıkarmak için bunu bilhassa istemişti.

Böylece 1853-1856 Kırım Savaşı başladı.

Önceleri gelişmeleri uzaktan izlemeyi yeğleyen İngiltere,Rusların 1854 Sinop Baskını ile Ana- dolu’ya ayak basması üzerine endişelendi ve Osmanlıların yanında yer aldı.Avrupa’da Osman- lılar lehinde kampanya başlattı.Başta İngiltere olmak üzere Fransa,Avusturya ile birlikte

İtalya birliğini oluşturma çabasında olan Piye monte devleti de bu birliğe katıldı.Müttefik kuvvetlere karşı direnemeyen Rusya,Sivastopol’

ün bombalanması sonucunda barış istedi.1856.

Rusya iyice kıskaca girmişti.İngiltere bu duru-

mu çok iyi değerlendirmek istedi.Yapılacak antlaşmada Rusya’nın K.Kaynarca kozunu kulla-

namaması için,antlaşma öncesinde Osmanlıların azınlıklara daha fazla haklar vermesini önerdi- ler.Bunun üzerine Osmanlılar 1856 Islahat Fermanı’nı ilan etti.Buna göre:

1.Azınlıklara verilen haklar genişletildi.

2.Azınlıklara devlet memuru olabilme hakkı verildi.

Bu şekilde Paris Konferansı’na gidildi.Yapı lan görüşmeler sonucunda 1856 Paris Antlaşması yapıldı.Buna göre:

1.Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılacak-tı.

2.Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğü Avrupa Devletlerinin güvencesi altında olacaktı.

3.Karadeniz tarafsız hale getirilecek,ne Osman

lılar,ne de Ruslar Karadenizde gemi ve tersane

bulunduramıyacaklardı.(Ticaret gemileri hariç

4.1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi hükümleri aynen geçerli olacaktı.

5.Eflak ve Boğdan iç işlerinde serbest hale gelecekti.

Paris Antlaşması ile Osmanlılar bir Avrupa devleti sayıldı.Ama daha sonraki dönemlerde bunun sadece lafta kaldığı görülecektir.

Osmanlı Devletinin toprak bütünlüğünün Avrupa devletlerinin koruması altına alınması ile, Osmanlıların kendi topraklarını korumaktan aciz oldukları durumu ortaya çıkmış oldu.Islahat Fermanının metni Paris Antlaşması maddelerine eklendi. Böylece Osmanlıların azınlık konusu da böylece uluslararası platforma taşınmış oldu.

Ufuk ÖZTÜRK

Ayrıca Osmanlılar ilk defa bu savaş sırasında dış borç almış oldu.(1854-İngilizlerden).

Paris Antlaşmasından en fazla karlı çıkan İngilizler oldu.Bir taraftan Rusların Osmanlı ları ezerek sıcak denizlere inmesi ve böylece İngiliz sömürge yollarını tehdit etmesi önlen miş oldu, diğer taraftan da Osmanlı devletini İngilizler olmadan güvende olamıyacakları duygu suna itip,kendilerine tabi hale getirdiler.

Öte yandan İngiltere ve Fransa Paris Antlaşma sının yürürlükte kalmasını sağlama konusunda denetleme görevini üstlendiler.Böylece Ruslar 1856’dan itibaren Osmanlı devletine zarar veremez bir hale getirilmiş oldu.

Rusların bu durumu 1871’de Prusya’nın siyasi birliğini tamamlayıp Almanya olarak ortaya çıkması ve aynı yıl Fransa’nın Alsas ve Loren bölgelerini işgal etmelerine kadar devam etti.Fransa Almanya’ya yenilince Rusya’yı da denetleme gücünü de yitirmiş oldu.İngiltere de tek başına etkili olamayınca Rusya yeniden serbest kaldı.Ancak Rusların Osmanlılar aley- hine kullanacak kozları kalmadığı için bundan sonra yeni bir program geliştirmek zorunda kaldılar.Panislavizm.

Bu amaçla tüm islavları kendi yönetiminde toplamak için harekete geçti.Böylece Balkanlar daki islavları kendine bağlayıp,onları basamak olarak kullanarak Akdenize inmeyi planlıyorlar dı.Bu doğrultuda hemen kışkırtma faaliyetlerine başladılar.Sonuçta Bulgaristan,Romanya ve Sır- bistan başta olmak üzere Balkanlarda geniş çaplı bir isyan çıkattılar.

Reklamlar

“Osmanlı Devleti Yunan isyanı Nedenleri ve sonuçları” için 3 cevap

  1. necati diyor ki:

    KPSS sıralama sınavı olduğuna göre yüksek puan alan kişilerin özel mesleki beceri gerektirmeyen düz memurluklara atanmama sebebi nedir?

  2. gamze diyor ki:

    şu ösym şifresini degiştirmek ne kıl birrşey ya

  3. deniz diyor ki:

    bu güzel insanı anlamak sadece akılla olamazdı. her konuşması bir ders niteliğinde ama anlamak gönül işi işte..

Bir Cevap Yazın