Başlangıç / Ders Notları / 19. Yüzyıl Sanat Akımları Nelerdir

19. Yüzyıl Sanat Akımları Nelerdir

19. Yüzyıl Sanat Akımları

Neoklasisizm: Sanat, barok ve rokoko sanatlarına karşı bir tepki olarak ortaya çıkan akım , yazarlar ve kuramcılar tarafından yaratılan ve akademik bir dil olarak kabul gören ilk sanat üslubudur. Jacques-Louis David akımın en önemli temsilcisidir.

Romantizm: Bireysel coşkuyu ön plana çıkaran ve doğayı resim sanatının asıl konusu kabul eden bu akımın başlıca özellikleri; akılcılık, duygusallık, heyecan, içgüdü, öznellik, sezgi ve ifade özgürlüğü, yalnızlık, doğa ile insanın gerilimi ya da uyumu olarak özetlenebilir. Theodore Gericault ve Eugene Delacroix bu akımın en önemli temsilcileridir. Oryantalizm: egzotizmin yerine geçen, daha gerçekçi ve ciddi bir havanın hakim olduğu oryantalizm harem, Doğu’nun kadınları ve yaşantısı gibi konuları işlemişlerdir. Osman Hamdi Bey ülkemizdeki temsilcisi sayılabilir.

19. Yüzyıl Sanat Akımları

Realizm ve Pre-Raphaelite (Ön-Raffaelloculuk): Fransız düşünür Auguste Comte’un geliştirdiği, batı dünyasındaki en güçlü sanat akımı olan realizm şimdiki anı yüceltmiş, gerçek dünyanın dikkatli bir gözlemle, doğru, nesnel ve tarafsız betimlenmesini amaçlamıştır. Bu akımla edebi ve dinsel konuların yerini iş ve işçilik temaları almıştır. Gustave Courbet’nin 1850 yılında yaptığı Taş Kırıcıları realizmin kurallarının görüldüğü ilk örnektir. PreRaphaelite (Ön-Raffaelloculuk) eğilimi sanatçılarının, yaşadıkları zamanın egemen sanat anlayışına, bayat ve katı olarak nitelendirdikleri akademi geleneğine karşı çıkmışlardır.

Empresyonizm: Temsilcilerinin bir grup olarak ortaya çıkması o dönemde akademinin ve onun idealizminin hakim olduğu salon sergilerine alınmayan sanatçıların Salon des Refuses (Reddedilenler Salonu) adı verilen bir sergi açmalarıyla başlamıştır. Öncüsü Edouard Manet’nin Kırda Öğle Yemeği adlı resmi söz konusu serginin en çarpıcı eseridir. Manzaralar, günlük yaşam içinde kafelerde oturan, bulvarlarda yürüyen insanlar, tren istasyonları, Sen Nehri’nin kıyıları başlıca konuları arasında yer alır.

Neo Empresyonizm (Yeni İzlenimcilik): Ressam Georges Seurat’in geliştirdiği divizyonizm, noktacılık ya da puantizm tekniğinde renklerin birbiri üzerindeki etkilerinden yola çıkarak, renk sayısını azaltmış ve bunları küçük noktalar hâlinde kullanmıştır. Tekniğin yayılmasıyla bu akım ortaya çıkmıştır.

Post Empresyonizm: İzlenimcilikten yola çıkan, ancak ona bir şekilde karşı çıkan Paul Cézanne, Vincent Van Gogh ve Paul Gauguin’nin eğilimlerini tanımlamak için kullanılan bu akım bir üslup yada grup değildir.

Sembolizm (Simgecilik): Sembolist sanatçıların sözcüsü Gustave Moreau’dur. Dönemin maddeciliğine tepki gösteren bir grup sanatçı hem evrensel hem de kişisel bir gerçeklik anlayışıyla hayatı anlamlandırmak istemiş, realizm ve empresyonizmde görmezden gelinen hayal gücünün, gözün erişemediği mitolojik varlıkların dünyasını eserlerinde ön plana çıkarmışlardır. Sembolizm’e göre gerçek sadece fiziksel olanla sınırlı değildir, düşünceyi de içermektedir.

Fovizm (Yırtıcılık): Henry Matisse öncülüğünde Fransa’da geliştirilen bu akımın diğer temsilcileri ile açtıkları bir sergide ünlü bir eleştirmenin gruba le fauves (vahşi hayvanlar) olarak hitap etmesiyle bu adı almışlardır. Tuval üzerine doğrudan sürdükleri doğal olmayan renkleri, bozuk perspektifleri ve kaba teknikleriyle izleyenleri şaşırtmışlardır. Sanatçılar renk kullanımı açısından Van Gogh ve Gauguin’den etkilenmiştir. Ekspresyonizm

(Dışavurumculuk): Akademik izlenimcilik ve romantik manzara resmine karşı doğan bu akımın sanatçılarının amacı, duygu ve iç dünyalarını renk, çizgi, düzlem ve kütle aracılığıyla dışa vurmaktır. Norveçli Ressam Edward Munch’ın Çığlık adlı resmi, akımın ön örneği olarak kabul edilebilir. Almanya’da genç kuşağın bir önceki kuşağa tepkisi olarak ortaya çıkan Alman dışavurumculuğu Die Brücke (Köprü) ve Der Blaue Reiter (Mavi Süvari) olarak ikiye ayrılır. Köprü, figüratif bir dili benimsemiş, doğanın güzelliğini, çirkinliğini sert ve köşeli şekillerle göstermek, gerçek yaşamın karmaşık ve acılarla dolu duygularını yansıtmayı amaçlarken; Mavi Süvari, yaşamın şiirselliği ve mutlak özünü yansıtacak yeni biçimler bulmayı amaçlamıştır.

Hakkında Veli Kuzu

Yorumlar

  1. babanisikikenkertenkelesürüsü

    yanlış yapmışsın dışavurumculuk 20. yüzyılda başlamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.